5 Yıl Sonra Denizli’ye Veda Zamanı

üniversite dersler

Tarih 2 Eylül 2008′ i gösteriyordu. Çok heves ederek okumak istediğim Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü kazanmış ve kayıt olmaya gelmiştim Denizli’ ye. Her ne kadar çok araştırarak yazmış olmasam da burayı artık kazanmıştım ve kayıt olacaktım.

Şehri çok araştırmadan ve gelme ihtimalini çok düşünmeden yazmıştım burayı. İlk geldiğim gün daha önce hissetmediğim bir sıcaklıkla karşılaştım. Ve yolculuk esnasında gördüğüm o dağlar bana biraz daha hayal kırıklığı yaşatmıştı.

Bir şekilde ayak basmıştık şehre. Ve kısa süre içindede kayıt işlemlerini sıkıntı yaşamadan halletmiştik. Dağları da gördükçe ben burada ne yapacağım? diye kara kara düşünmeye başlamıştım.

İlk geldiğim gün dedim, benim buradan geçiş yapıp gitmem lazım ! ama olmadı. Her öğrenci gibi bizde kaderimize boyun eğip alışmaya çalıştık 🙂 (Tabi geçiş yapan olmadı mı ? Elbette oldu.) Hazırlığı geçemeyince geçiş yapma planlarım suya düşmüştü zaten.

Derken, gel zaman git zaman okula, farklı ortamlara, arkadaşlara, şehre, halkın konuşmalarına ve yemeklerine alıştık. 5 yıl boyunca güzel anılarımız da olmuştur kötü anılarımızda. Ama beni burada sıkan, memnun etmeyen bir şeyler olmuştur hep. Bir türlü sevememiştim nedense. 5 yıl boyunca sabrettim ve şimdi bitirmenin sevincini yaşıyorum artık.

Bu süre zarfında bir çok insanla tanıştım. Kimisiyle uzun süreli arkadaşlığımız oldu kimisiyle çok kısa. Üniversite ortamı farklı kültürdeki insanların bir araya geldiği bir yapı olduğu için çeşitli nedenlerle insanlar birbiriyle anlaşamıyor haliyle. Herkes kendine yakın hissettiği, kendinde olanı gördüğü kişilerle takılmaya başlıyordu zaten. İlk yılda belki kimseyi tanımadığı için bir çok arkadaş ediniyor ama sonraki yıllarda genelde o arkadaşlar değişiyor. Birbirini tanımaya başladıkça iletişimini kesiyor yada daha fazla iletişim içinde oluyor öğrenciler.

Yeri gelmişken şimdiden tanıştığım, üzerimde emeği olan, birlikte vakit geçirdiğim herkesin haklarını helal etmelerini diliyorum. Benimde varsa hakkım, ki zaten herkese hakkım geçmemiştir, benden yana helal olsun demek istiyorum.

Denizli’ de baya vakit geçirdiğimiz için şehri tanımaya çalışmıştık tabi ki de. Donas‘ ıyla, Denizli Kebabı ile, Tavas baklavası ile, Ballı Tahinli Pidesi ile karnımızı doyurmuş ve  Pamukkale Travertenleri, Karahayıt’ ı, İncilipınar parkı, Çamlığı, Seyir Tepesi, Şahin tepesi, Çınar meydanı, Bayramyeri ve birçok yerinde de gezmiş, güzel vakitler geçirmiştik.

Denizli Kebabı

Denizli Kebabı

Her ne kadar Denizli’nin Horozu meşhur olsa da şehirde görmek çok zordu. Ancak köy yerlerine falan gidilmesi gerekiyordu. Bazı yerlerde gördük tabi bizde. Meşhur olmasının sebebi ötme uzunluğu ile olmuş. Ötmeye başladı mı çatlayana kadar öterler yani. Çamlıktaki hayvanat bahçesinde de horoz u görebilirsiniz.

Uzun lafın kısası 5 yıldı okuduğum, yaşamımı sürdürdüğüm Denizli’ ye veda zamanı geldi. Bundan sonra hayatımı doğduğum şehir İstanbul’da devam ettireceğim inşallah. Yolu İstanbul’ a düşenleri her zaman beklerim. Söylemek istediği olan buradan da bana ulaşabilir.

Son olarak üzerimizde hakkı olan arkadaşlarıma, okuldaki hocalarıma, Denizli esnafına, projelerimizde bize yardımcı olan mühendislere ve iş yerleri çalışanlarına, ve aklıma gelmeyen diğer herkese ve her zaman yanımda olup beni destekleyen Aileme teşekkürlerimi iletiyorum. Saygıyla..

 

Ekrem MENTEŞOĞLU

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)