çocukluk oyunlarıÇocukluğumuzdaki Oyunlar Hakkında… 

Çocukluk zamanlarına herkes geri dönmek ister. Çünkü hayattaki en masum, en güzel, en heyecanlı, en eğlenceli zamanları çocukluğumuz da yaşamışızdır. Bu güzel konu için mimlenmiş olmak güzel bir şey oldu benim için de. Ayrıca ilk mimlenmem oldu 6 aylık blog hayatımda. Beni bu konuda mimleyen arkadaşım Mehmet’e,  bu günleri tekrar hatırlamama sebep olduğu için teşekkür ediyorum.

Her ne kadar 89 doğumlu olsam da aralık doğumlu olduğum için bende 90’lılar arasına giriyorum 🙂 Haliyle çocukluğum da 90’lılar arasında geçti diyebilirim. Şimdiki çocuklara baktığımda güzel günler geçirdiğimi bir kez daha anlıyorum. Bizim zamanımızda teknoloji bu kadar gelişmemişti en azından. İyi ki de gelişmemiş diyorum. Hep kendi aklımızdan fikirler üreterek yeni şeyler yapmaya çalışırdık. Çocukluğumuz da hep sokaklarda geçti. Şimdiki çocuklar ise bilgisayar başında geçiriyor…

Gelelim o güzel günlerdeki oyunlarımıza;

misket oyunu

En çok oynadığımız oyunların başında misket oynamak vardı. Okuldan gelip ceplerini dolduran sokağa çıkar, kendisine bir rakip bulup oyun oynardı. Bende öyle yapardım. Evden misketleri cebime doldurur çıkar sokağa, oyunun içine girerdim. Oyun tarzları vardı birde miskette. Mors oyunu, kuyu oyunu, baştakini vurmaca gibi oyunlar oynuyorduk. En zevklisi de baştakini vurmaca olurdu. Yerde sırayla dizilmiş onlarca misket olurdu. Çok uzaklardan atılan misketin dizili misketlerden herhangi bir yerinden vurması için uğraşırdık. Hele ki o tam vuracakken ufacık taşlardan sekmesi yok mu? Tam vurdu derken sektiğini görünce içimiz parçalanırdı oyunda 🙂 Hele o misketi atıp vurduğumuz zaman ki mutluluk yok mu, o mutluluk anlatılmaz sadece yaşanır.

Misketler

O zamanlar da duygusaldım ki birçok misketini kaybeden arkadaşıma misketlerini geri verirdim. Onun kaybetmesi ve üzülmesini görünce dayanamazdım. Arkadaşlıkta bu değil midir zaten?

taso oynamak

Tasolar

Bu güzel oyundan sonraki oyun da taso oyunu idi. Pokemon çizgi filminin karakterlerinin resminin üzerinde bulunduğu yuvarlak plastiklerdi. Bu oyunu mahallede çok iyi oynardım ayıptır söylemesi 🙂 Kendime rakip bulamazdım başka sokaklardaki çocuklarla oynamaya giderdim. Herkesin kullandığı belirli bir tasosu vardı oynarken. Benimki de herkesin bildiği pikaçu isimli tasoydu. Bana şans getirdiğine inanırdım o zamanlar. Koleksiyonum vardı hatta o zamanlar. Bir sürü tasoya sahiptim. Şimdiki aklım olsa onları hala saklardım ama o zamanlar düşünememişim. Zaten işi ticarete dökmüştüm. Normalde cipslerden çıkan tasoları, yendikten sonra gider bakkala satardım, bakkalda onları çocuklara satar gelir benle yine oynarlardı. Tabi ki yine yener yine geri satar ve para kazanırdım 🙂 Çocukluk işte… Ticaret işi o zamanlarda vardı içimde… 🙂

Daha birçok oyunlar oynardık biz çocukluğumuzda. Belki o zamanlar hiç bilgisayar nedir, mouse nedir, playstation nedir bilmezdik ama çok mutlu ve eğlenceli bir çocukluğumuz olduğu kesin. Bu konuyu çok sevdim. Anlattıkça gözümün önüne geldi anılarım. Bu konunun devamını anlatmaya devam edeceğim. Şimdilik bu konuyu takipçilerimden Fatih ve Kazım’a atarak konuyu devam ettirmelerini istiyorum. Konuyu açmama sebep olan Mehmet arkadaşıma da tekrar teşekkür ediyorum.

Ekrem MENTEŞOĞLU

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: +1 (from 1 vote)
Çocukluğumuzdaki Oyunlar Hakkında… #mim, 10.0 out of 10 based on 1 rating